Şarabın yüzü gülemedi devlet gaddar ortak
Kavaklıdere Şarapları Murahhas Azası Ali Başman, AB uyum çerçevesinde votka, viski ve cin gibi alkollü içkilerde ÖTV düşürülürken, şaraptan alınan vergide indirime gidilmemesine veryansın etti.
Başman, “ÖTV’nin şarapta hiçbir zaman düşmeyecek gibi bir hali var. Şarap ve bira sektörünün yüzü gülemedi. Sanırım sırada biz varız. Devlet gaddar ortak oluyor” dedi. Başman, TAPDK’nın rakamlarının aksine kriz döneminde şarap tüketiminde azalma olduğunu da savundu. Bu yıl 80.yılını kutlayan Kavaklıdere Şarapları’nın patronu Başman, ÖTV’deki indirimlerin şarap sektörünü teğet geçmesinden, krizde alkol tüketimine, ekonomik krizin şirket üzerindeki etkisine ve yeni etiket tasarımlarına kadar pek çok konuda Hürriyet’e değerlendirmelerde bulundu. Şarabın daha müşteriye giderken ÖTV’sinin oluştuğunu belirten Başman, “Doğan ÖTV’yi de devlet hemen alıyor. Kardan değil, cirodan aylık payını alıyor. O zaman devlet gaddar ortak oluyor” diyerek şöyle devam etti:
Sektörün gücü bu kadar
“Devletin biraz daha yumuşak ortak olmasında yarar var. ÖTV ile yüzde 30 civarında yük geliyor. Nisbi verginin bir şekilde düşmesi lazım. Açıkçası diğer ürünlerde indirilip şarapta, değişiklik yapılmamasına hiçbir gerekçe bulamıyorum. Şarabın bu işin dışında kalmaması gerekirdi. Şarabın da alkol derecelenmesine göre yerini alması lazım. Kaldı ki şarap alkol ihtiyacından ziyade, tat ihtiyacını karşılayan bir ürün. Bunu sık sık anlatmaya çalışıyoruz; ama sektörün gücü bu kadar. Bu kadar anlatabiliyoruz. Diğer ülkelerde ciddi devlet destekleri var. Devlet desteği olmadan daha zor oluyor. Yine de biz kendi çabamızla elimizden geleni yapıyoruz.
Fiyatlar düşmeli
Sadece ÖTV’nin düşürülmesi de çözüm değil. Restoranların da şaraptan kazanma yöntemlerinden vazgeçmeleri gerekiyor. Şaraplar, restoranlarda pahalı. Rakı da böyle değil. Üç aşağı beş yukarı fiyatları bellidir. Ama şarapta çok geniş bir fiyat aralığı olduğu için insanlar daha rahat ücretlerle oynayabiliyor. Beş milyona aldığı şarabı 15 milyona satabiliyorlar. Pahalı olduğu için az içiliyor.” Krizi bir balona benzeten Başman, “Şişti şişti, patladı. Gerçek boyutuna geldi. Haddimizi bilirsek minimum etkiler” dedi. Kavaklıdere’nin krizi en az hasarla geçirdiğini dile getiren Başman şunları kaydetti:
Tüketim azaldı
“Krize karşı mücadele etmek lazım. Tüketimde bir azalma oldu. İnsanlar daha az içmeye başladı. Tabii ki bu da bizim satışlarımıza yansıdı. Ayağı yorgana göre uzatmayı bilmek gerekiyor. Biz her zaman dikkatli gidiyoruz. Masrafları minimize ettik. Lükslerimizi azalttık. Üretimimizde azalma olmadı. Yeni bağ alanları araştırmaları devam ediyor. Yatırımlarımız daha dikkatli gidiyor.”
Add comment Nisan 25, 2009
Ruble ile yapılan ihracatın bedeli ‘Garanti’
Türkiye’de ‘Rus Rublesi’ ile işlem yapmaya başlayan ilk Türk bankası Garanti oldu. Banka Rus Rublesi’yle gerçekleştirilen ihracat ve ithalat işlemlerine aracılık ediyor. Yeni hizmet kapsamında firmalar, Rusya’dan ruble ile yaptıkları ihracatın bedelini Garanti Bankası aracılığıyla tahsil edebiliyor, Garanti Bankası’nda ruble döviz hesabı açtırabiliyor veya ruble bozdurabiliyor.
Bankadan yapılan açıklamada, yeni hizmet kapsamında firmaların, Rusya’dan ruble ile yaptıkları ihracatın bedelini Garanti Bankası aracılığıyla tahsil edebildiği, Garanti Bankası’nda ruble döviz hesabı açtırabildiği veya ruble bozdurabildiği kaydedildi. Rusya ile ticari ilişkisi bulunan ihracatçı firmaların, Laleli piyasasında özel fatura kapsamında ticaret yapan şirketlerin ve Rusya pazarında rubleyle alışveriş yapan firmaların, işlemlerini Garanti Bankası üzerinden yapabildiği belirtilen açıklamada, Garanti Bankası’nın, Rusya’ya gerçekleştirilecek ticari işlemlerde de danışmanlık hizmeti sunduğu bildirildi.
Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Moskova’daki iştirakleri olan Garanti Bank Moscow’un, 1995 yılından bu yana Rusya’daki yatırımcıların ihtiyaçlarına yönelik etkin hizmetler sunduğunu ifade etti. Türkiye’de Rus Rublesi üzerinden iş yapan firmaların hayatını kolaylaştıran bir yapı kurduklarını ve teknolojik altyapı ile bilgi birikimlerini bu yönde seferber ettiklerini ifade eden Özen, “Türk Parasının Kıymetini Koruma (TPKK)’da bankalara, konvertibl olmayan dövizlerle de işlem yapma imkânı getirilmesinden sonra Rus Rublesi’yle yapılacak her türlü bankacılık işleminin Garanti üzerinden gerçekleştirilmesi için hazırlıklarımızı tamamladık. Garanti, bu konuda da öncülüğünü sürdürüyor.” şeklinde konuştu.
Add comment Nisan 23, 2009
Akhisar’ın ‘zeytin tüneli’ yollarda
Manisa’nın Akhisar ilçesindeki Zeytin ve Zeytinyağcılar Derneği tarafından özel olarak dizayn edilen ve adı ‘zeytin tüneli’ konulan otobüs, Türkiye’nin değişik bölgelerinde yöre zeytini ile zeytinyağını tanıtıyor.
Dernek Başkanı Ahmet Gezgin, otobüs içinde sergiledikleri, derneğe bağlı 85 firmanın zeytin ve zeytinyağlarını tanıttıklarını söyledi. Gezgin, “Zeytinin başkenti Akhisar’dır. Sofralık zeytinin yüzde 70′i Akhisar’da yetişiyor. Zeytinlerden kaliteli yağ elde ediliyor.” dedi.
Add comment Nisan 20, 2009
Krize rağmen sakızın Godiva’sına ortak oldu Danimarka’daki fabrikayı Türkiye’ye taşıyor
Dünya çikolata devlerinin peşinden koştuğu ünlü çikolata markası Godiva’yı satın alarak dikkatleri üzerine çeken Ülker Şirketler Topluluğu’nun çatı şirketlerinden Yıldız Holding, sürpriz bir ortaklığa imza attı.
Chewy markasıyla sakız pazarında iddiasını güçlendiren şirket, Avrupa’daki en büyük sakız firmalarından Gumlink’in yarısına ortak oldu. İki firma Continental Confectionery Company şirketini kurarak çevre ülkelere ihracat yapmayı planlıyor.
Danimarka’daki tesisi Türkiye’ye taşımaya hazırlandıklarını belirten Ülker Grubu Başkanı Ali Ülker, yeni fabrika üretime geçtiğinde 150 milyon dolarlık ihracata garanti gözüyle bakıyor.
Yıldız Holding ve Gumlink, 3 Nisan 2009′da Danimarka Vejle’de imzalanan anlaşma ile yüzde 50-50 ortaklı Continental Confectionery Company (CCC) şirketini kurdu.
Yeni şirket, Türkiye’nin yanı sıra çevre ülkeleri de hedefleyerek son teknoloji ürünü sakız ve şekerleme üretecek. CCC’ye Yıldız Holding bünyesinde sakız ve şekerleme üretimi yapan Baycan, Horizon ve Etkin şirketleri ile Gumlink’in private label ve markalı sakız alanındaki üretiminin tamamı devredilecek. Gumlink’in, nutrasötik ve tıbbi sakız konuları dışında kalan işkolları, belirlenen coğrafyada etkin olmak üzere bu ortaklık içerisinde yer alacak. Yeni firmanın Avrupa, Rusya, Türk cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da güçlü bir sakız ve şekerleme oyuncusu olması hedefleniyor.
Üreticiler zorda
Diğer alanlarda olduğu gibi sakızda da Avrupa’da üretimin neredeyse imkansız hale geldiğini belirten Ülker, hem şeker hem de sakızda farklı ürünler ve yeni lezzetlerle tüketici karşısına çıkacaklarını söyledi. “Bu alan da ihracatta patlayacak. Ciddi bir istihdam oluşacak. Dünyada örnek teşkil edecek ürünler geliştireceğiz.” diye konuşan Ülker, şirketin sakız ve şekerlemede istediği kadar hızlı büyümediği ancak söz konusu yatırımla 5 yıl içinde 400 milyon dolarlık ciro hedefi koyduklarına dikkat çekti. Yıldız Grubu’nun sakızdaki payı yüzde 12. Lider şirketin ise yüzde 45′lerde. Ali Ülker, aradaki dengeyi eşitlemekte kararlı.
Add comment Nisan 15, 2009
Telefon abonelerine ayda 29,90 liraya netbook
Türk Telekom, ayda 29,90 liraya ‘NeTTbook’ kampanyası başlattı. Şirket aboneleri, 24 ay süresince ayda 29,90 TL ödeyerek LG X110 model bir netbook bilgisayar sahibi olabilecek. Ödemeler telefon faturası ile gerçekleştirilecek.
31 Mayıs’a kadar geçerli olacak kampanyadan faydalanmak isteyen aboneler, 444 1 444 numaralı Müşteri Hizmetleri’nden ve www.turktelekom.com.tr adresinden bilgi alabiliyor. Başvurular ise şirket bayilerinden yapılabiliyor. Kampanya dahilinde lacivert ve beyaz seçeneğiyle sunulan LG X110 model netbooklar, Intel Atom 1,6 GHz işlemci, 160 GB kapasiteli SATA HDD sabit disk ve 1 GB hafızaya sahip.
Add comment Nisan 13, 2009
Tasarı imzaya açıldı, 1 Mayıs tatil oluyor
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 1 Mayıs’ın tatil ilan edilmesi tasarısını Bakanlar Kurulunda imzaya açtıklarını bildirdi.
Önümüzdeki 1 Mayıs’ın tatil olacağını açıklayan Çelik, kutlamaların Taksim’de yapılmasına ise yeşil ışık yakmadı. Erdoğan, muhalefet partileri, sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin ortak talebi olan 1 Mayıs’ın tatil ilan edilmesine karşı çıkıyordu. Ancak Çelik, “Türkiye’de birçok yeniliği siz yaptınız. 1 Mayıs’ın tatil olması bütün çalışanların ve sivil toplum örgütlerinin ortak talebi. 30 yıldır konuşuluyor. Bu tarihi adımı atmak da size yakışır” diyerek Erdoğan’ı ikna etti. Çelik, şunları söyledi: “Geçen yıl 1 Mayıs’ı Emek ve Dayanışma günü ilan ettik. Şimdi de Başbakanımızın dün açıkladığı gibi verdiği talimatla 1 Mayıs’ın tatil olması konusunda gerekli kanun tasarısını Bakanlar Kurulunda imzaya açtık. Önümüzdeki 1 Mayıs tatil olacak. 1 Mayıs’ın nerede, ne şekilde kutlanacağı konusu ise diğer bakan arkadaşlarımız ve mülki amirlerle ilgili bir konu.”
Tatil yetmez bayram gerek
Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu: Türk-İş, yıllardan beri 1 Mayıs’ın tatil olmasını ve Taksim yasağı dahil tüm yasaklardan ve korkulardan arındırılarak bir bayram havasında kutlanmasını istiyor.
Hak-İş Yönetim Kurulu: Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi yönündeki talimatı, olumlu bir adım.
DİSK Başkanı Süleyman Çelebi: 1 Mayıs’ın tatil ilan edilmesine ilişkin atılan adım, gelinen yer açısından elbette önemli bir aşama. Ancak, yeterli değil. Taksim kutlamalara açılmalı.
Baykal: 1 Mayıs Taksim’de kutlansın Nevruz da tatil olsun
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetin 1 Mayıs’ı tatil günü ilan etme girişimine destek verdi ve “Hem 1 Mayıs ve Nevruz tatil olmalı; hem de 1 Mayıs bayram gibi coşkuyla Taksim’de kutlanmalıdır dedi. Baykal, hükümetin 1 Mayıs’ı tatil yapma kararını “yeni dönemin habercisi” olarak değerlendirdi. Başkal’ın açıklaması şöyle: “Yüzde 47 oyun sahibi olan AKP, ’1 Mayıs bayram olmalıdır’ diyen işçilerin üzerine gaz bombası attı. Yerel seçimlerde seçmen frene basıp ’Kendine gel’ deyince ve oyları yüzde 38.5’e düşünce Başbakan 1 Mayıs’ın bayram olması için talimat verdi. Bu da gösteriyor ki her şey artık eskisi gibi olmayacak ve Türkiye yeni bir dönemi yaşayacak. Biz CHP olarak bu konuda daha önce yaptığımız açıklamalar doğrultusunda her türlü desteği vermeye hazırız.”
Add comment Nisan 10, 2009
Zordaki Avrupalı şirketler fuardan çekilince Türkiye’ye gün doğdu
Kimya İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Akyüz, Cosmoprof’un sektöre uzun vadede gelir ve itibar kazandıracağını kaydetti.
Küresel daralmadan etkilenen Avrupalı şirketler bütçelerindeki sapmaları toparlamak için masrafları kısmaya başladı.
Hem sunduğu ticari fırsatlarla hem de kazandırdığı prestijle dünyanın kozmetikteki en büyük fuarı olan ve İtalya’nın Bologna şehrinde düzenlenen Cosmoprof’tan bile çekilen firmalar oldu. Geçtiğimiz yıl 60 ülkeden 2 bin 183 firmanın yer aldığı fuarı 50 binin üzerinde ziyaretçi gezdi. Cosmoprof’ta milli katılımla yer alabilmek için 5 yıldır çaba harcadıklarını belirten İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, bu yıl krizden etkilenen Avrupa firmaları fuardan çekilme kararlarını organizasyon firmalarına iletince boşalan yerlere kendilerinin talip olduğunu söyledi. Böylece organizasyonun zor gününde yanında olarak dostluk eli uzattıklarını ifade eden Murat Akyüz, ileride organizasyonun da kendilerinin yanında olacağını belirtti. Fuarı dünyanın en ciddi alıcıları ziyaret ettiği için sadece Avrupa’ya değil bütün dünyaya ihracat yapma fırsatı doğuyor.
Fuarda geçen yıl tüm Türk katılımcılara 147 m2 yer ayrılmışken bu yıl 30′u milli katılım, 14′ü bireysel olmak üzere 44 firmayla katılan Türkiye’ye ayrılan alan 688 m2′ye çıktı. Cosmoprof fuarında basına konuşan İKMİB Başkanı Murat Akyüz, bu fuarın Türk kozmetik sektörüne uzun vadeli gelir ve saygınlık kazandıracağını kaydederek buraya stant açıp beklemek için değil, yıl içinde düzenli olarak tedarikçi olmak için geldiklerinin altını çizdi. Bugün yaptıkları yatırımın meyvelerini uzun vadede toplayacaklarını söyleyen Akyüz, bu vefakâr yaklaşımlarına karşılık organizasyon yöneticilerinden gelecek yıllarda daha iyi yerlerde ve fazla yer alma sözü aldıklarını kaydetti.
Dünya kozmetik sektörünün özellikle gelişmekte olan ülkelerde krizden en az etkilenen sektör olduğunun bilgisini veren Murat Akyüz, krizde kozmetiğe harcanan rakamların arttığını belirtti. Kozmetik son yıllarda erkekler arasında da yaygınlaşıp neredeyse kadın talebine yaklaştı. Taleplerin sürekli arttığını bildiren İKMİB Başkanı, insanlara ekonomik krize karşı kozmetiği tavsiye etti.
Stratejisini çevre ülkelere ihracat yapmak üzerine kuran sektör bu konuda başarılı gözüküyor. Sektör, Rusya, Irak, Ukrayna, İran, Bulgaristan, Romanya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Cezayir, Azerbaycan ve Libya başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Kozmetikte asıl katma değerin formülizasyon ve paketlemede olduğuna dikkat çeken Murat Akyüz, pazarlama ve markalandırma çalışmalarıyla yurtdışından giren ara mamullerin yüksek fiyatlarla yurtdışına satılabileceğini vurguladı. Satışlarda iklimin etkisinin yadsınamadığına değinen Akyüz, doğru ülkeye doğru ürünün satılmasının önemine vurgu yaptı. Fondöten satışında bile pazar çeşitlenmesi gerçekleşiyor. Asya’ya beyazlatıcı fondöten satılırken, Afrika’da fondöten hiç satılmıyor. Doğaya zarar veren gazların artık kullanılmadığını söyleyen Akyüz, yine de Kyoto Protokolü’nün tam anlamıyla özel şirketlere yansımasının da 2 yılı bulacağını belirtti.
Merdivenaltı parfümeri, markalara tepki hareketidir
Merdivenaltı parfümerinin artmasını, dünyaca ünlü markaların hak ettiğinden fazlasını talep etmesine bağlayan İKMİB Başkanı Murat Akyüz, bu trendin bir tepki hareketi olduğunun altını çizdi. Burada dikkat edilmesi gereken konu güvenlik ve sağlık sorunu. Bu dükkânlar sayılı kitleye ulaşıyor. İnsanlar mağazalardan, devlet kontrolü var, diyerek alıyor. Halen dünyadaki ticaretin yüzde 7’sinin sahte ürünler olduğunu hatırlatan Akyüz, Sağlık Bakanlığı’nın yeterli kontrolleri yapması gerektiğini vurguladı.
Add comment Nisan 7, 2009
IMF: Artık yeterli cephaneye sahibiz
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, “Artık krizle mücadelede dünyanın ihtiyaç duyabileceği yeterli cephaneye sahibiz” dedi. Kahn, G-20 Zirvesi’nden çıkan 1.1 trilyon dolarlık karardan da memnun olduğunu belirterek, “Kriz özellikle yoksulları kötü vurdu” diye konuştu.
IMF (Uluslararası Para Fonu) Başkanı Dominique Strauss-Kahn, G-20 Zirvesi sonucunda Fon’a 750 milyar dolarlık destek kararı alınmasını çok olumlu karşıladıklarını belirterek, “Şimdi krizle mücadelede dünyanın ihtiyaç duyabileceği yeterli cephaneye sahibiz” dedi. Strauss-Kahn, önceki gün sona eren Londra’daki zirvede küresel krize çözüm amacıyla ortaya 1.1 trilyon dolarlık formül çıktığını hatırlatarak, liderlerin küresel büyümeyi destekleyen ve finansal düzenlemeyi güçlendiren bu anlaşmaya imza atmasından memnun olduğunu söyledi.
Kriz yoksulu kötü vurdu
Strauss-Kahn, G-20 Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamada, küresel krizin özellikle gelişmekte olan pazarlar ile yoksul ülkeleri çok kötü şekilde vurduğuna dikkat çekerek, “G-20 liderleri, IMF’nin kullanabileceği kaynaklara sahip olduğu konusundaki garanti dahil, uluslararası toplumun bu ülkeleri destekleyeceği taahhüdü konusunda güçlü bir işaret verdi” diye konuştu. Zirve sonucunda IMF’ye sağlanan 750 milyar dolarlık kaynakla Fon’un kredi verme gücünün üçe katlandığına dikkat çeken Strauss-Kahn, dünyada potansiyel krizlerle mücadele etmek için IMF’nin şimdi yeterli güce sahip olduğunu söyledi.
Kendine özgü kabiliyet
Dünya ekonomisinin büyümesini sağlamak için küresel eylemlerin gerekli olduğunu vurgulayan Strauss-Kahn, şöyle konuştu: “IMF, finans piyasaları ile reel ekonomi arasındaki ilişkinin analiz edilmesinde kendine özgü bir kabiliyeti sahiptir. Zirveden çıkan yeni bir erken uyarı mekanizması kurulması konusundaki kararla, küresel ve ülke bazında izleme süreçlerimiz daha da belirgin bir hale gelecek. G-20 ülkeri, ayrıca kota reformu sürecinin hızlandırılarak 2011’den öne çekilmesi konusunda anlaştı. Bu da küresel mimaride müşriyetin önemine olan inancı gösteriyor.”
Reform hızlandırılacak
G-20 üyeleri Londra’daki zirvede, IMF ve diğer kalkınma kuruluşlarına 1.1 trilyon dolar kaynak aktarılması konusunda anlaştı. Buna göre, IMF’ye kredi verebilmesi için 250 milyar doları hemen olmak üzere 500 milyar dolar destek verilecek. Yine IMF’nin Özel Çekim Hakkı (SDR) için 250 milyar dolar ek kaynak sağlanacak, ticaretin finansmanı için Dünya Bankası’na 250 milyar dolar verilecek ve çok uluslu kalkınma bankaları aracılığıyla düşük gelirli ülkeler için 100 milyar dolar kredi hattı açılacak. Ayrıca, yoksul ülkelere 2-3 yıl vadeli ucuz kredi desteği sağlanması amacıyla IMF’nin rezervlerinden 6 milyar dolarlık altın satılacak. Bunlara ek olarak, gelişmekte olan ülkelerin IMF’deki etkinliğinin antırılması için kota sisteminin yeniden yapılandırılma çalışmaları hızlandırılarak, 2011 yılından önce tamamlanması sağlanacak.
Şimdiye kadar 60 milyar dolar verdi
KÜRESEL kriz ortamında IMF, Ukrayna, Macaaristan, Pakistan ve İzlanda gibi ülkelerin bulunduğu bir grup ülkeyle yaptığı stand-by anlaşmaları sonucunda 60 milyar dolardan fazla kredi verdi. IMF standby şu ülkelerle stand-by anlaşması yaptı:
Ermenistan 540 milyon dolar.
Belarus 2.46 milyar dolar
El Salvador 800 milyon dolar
Gürcistan 750 milyon dolar
Macaristan 25 milyar dolar
İzlanda 2 milyar dolar
Letonya 7.5 milyar dolar
Pakistan 7,6 milyar dolar
Sırbistan 3 milyar Euro
Ukrayna 16.5 milyar dolar.
Moğolistan 229.2 milyon dolar.
Zirvenin en büyük kazananı IMF oldu
LONDRA’daki G-20 Zirvesi sonucunda alınan kararlarlardan en fazla kaçançlı çıkan kurumun IMF olduğu belirtiliyor. Küresel krizin patlak vermesiyle IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası finans kurumları eleştiri oklarına hedef olmuştu. Bu kurumların yeniden yapılandırılması ihtiyacı dile getiriliyordu. Ancak G-20 Zirvesi’nden 750 milyar dolarlık destek alan IMF, küresel krizin çözümünde başrol oyuncusu konumuna geldi. Ayrıca, kurulacak olan yeni bir ’Finansal İstikrar Kurumu’ IMF ile işbirliği yaparak küresel finans sistemi için erken uyarı mekanizmasını oluşturacak.
Kredi gücünün üçe katlayan IMF, bundan böyle krez çıktıktan sonra değil, krizleri önlemek amacıyla devreye girecek. Kısa vadeli mali krizler yayaşan ülkelere destek vermek amacıyla kurulan IMF, bu ülkeler çok sıkı mali yaptırımlar getiriyordu. Yeni dönemde Fon, 500 milyar dolarlık kaynağı önleyici krediler için kullanacak. Özel Çekim Hakkı (SDR) için ayrılan 250 kimlar dolarlık kaynak ise ülkelere, IMF ile standby anlaşması yapmadan koşulsuz para bulma imkanı verecek.
Add comment Nisan 4, 2009
Danıştay 3G ihalesi taslağına görüş bildirdi
Danıştay 1. Dairesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK), üçüncü nesil mobil haberleşme sisteminin (3G) kurulmasına ilişkin ihalede en yüksek teklifi veren işletmecilerle imzalanan imtiyaz sözleşmesi taslaklarına olumlu görüş bildirdi. Danıştay 1. Daire tarafından bildirilen görüş, Danıştay İdari İşler Kurulu’nda ele alınacak.
Danıştay 1. Dairesi, taslaklarla ilgili incelemesini tamamlayarak, düşüncesini oluşturdu.
Danıştay 1. Dairesi’nin bu görüşü Danıştay Kanunu uyarınca Danıştay İdari İşler Kurulu’nda ele alınacak. Danıştay İdari İşler Kurulu’nun vereceği düşüncenin ardından taraflarca taslağa son şekli verilecek.
3G sisteminin kurulmasına ilişkin A, B, C tipi lisanslar için yapılan ihalede, A tipi lisans için en yüksek teklifi 358 milyon avro ile Turkcell, B tipi lisans için en yüksek teklifi 250 milyon avro ile Vodafone, C tipi lisans için tek teklifi 214 milyon avro ile AVEA vermişti.
Kurum, Turkcell, Vodafone ve Avea ile imzalanan imtiyaz sözleşmesi taslaklarını görüş için Danıştay’a göndermişti. Danıştay 1. Dairesi, taslaklarla ilgili incelemesini yaparken, BTK hukuk müşavirinin sözlü açıklamalarını dinlemişti.
Danıştay sürecinin tamamlanmasının ardından BTK ile ihaleyi kazanan operatörler arasında imtiyaz sözleşmeleri imzalanacak. Operatörlerin 3 ay içinde tesislerini kurup işletmeye başlamaları gerekiyor.
Add comment Nisan 1, 2009
Turkcell MP ihalesine giriyor
Turkcell, iştiraki Turktell Bilişim Servisleri A.Ş vasıtasıyla tamamına dolaylı olarak iştirak ettiği Şans Oyunları Yatırım Holding A.Ş’nin tek başına veya diğer tüzel kişi/kişiler ile birlikte ortak girişim grubu kurarak şans oyunları ihalesine teklif vereceğini duyurdu.
Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş’den İMKB’ye gönderilen yazıda, şirket yönetim kurulunun, 27 Mart 2009 tarihli toplantısında, Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü’ne ait olan şans oyunlarının lisans verilmesi suretiyle özelleştirme ihalesine, yüzde 100 oranındaki iştiraki Turktell Bilişim Servisleri A.Ş vasıtasıyla, tamamına dolaylı olarak iştirak ettiği Şans Oyunları Yatırım Holding A.Ş’nin tek başına veya diğer tüzel kişi/kişilerle birlikte ortak girişim grubu kurmak vasıtasıyla katılarak teklif vermesini kararlaştırdığı belirtildi.
Yazıda, ilgili prosedürlerin sürdürülmesi için şirket yönetiminin yetkilendirildiği kaydedildi.
Add comment Mart 30, 2009